Hakkımızda


Kebap "100 yıllık... 129 yıllık bakır sahanda" geliyor. Sahan ama ne sahan? "Kalın... Ağır." Radyo "antika." Diğer eşyalarda. Lokanta sadece "gündüzleri" açık.

A ydın’da kimse kimseye efelenmez ama, kentin tarihinde efeler baş köşede oturmaktadır. Çakırcalı Mehmet Efe, Atçalı Kel Mehmet Efe, Yörük Ali Efe, Demirci Mehmet Efe en çok bilinenleriydi. Bunların kimi namus, kimi kan davası, kimi intikam, kimi adaletsizliğe isyan edip dağa çıkan kanun kaçaklarıydı. Ama her biri zamanla efsaneleşti,

bileği bükülmez kahramanlara dönüştü.
O dönemden bugüne efeler kalmadı ama, Hükümet Bulvarı’ndaki Kebapçı Hacıoğulları varlığını sürdürdü. Kentin bu ilk kebap salonunu, 1878’de Halepli Ahmet Usta açtı. Tam 140 yıl aynı yerde, aynı işi yapan ender mekanlardan biri oldu. Şimdi işin başında beşinci kuşak var.


"Dördüncü nesil" Mehmet Güçel'in anılarından...

“ Tahta merdivenlerimizde İsmet İnönü ve daha nice Mebusun ayak izleri vardır. Adnan Menderes ve Etem Bey Aydın’da öğrenciyken beraber gelirlermiş, kebap yemeye. Babam tebeşirle davlumbaza işaretlermiş. Adnan bey’in babası hafta da bir gelir, hesabı ödermiş. Adnan Bey Başbakan olduğunda bile uğrardı. Ben çok servis yaptım. Koruması filan yanında

hiç olmazdı. Eyüp Şahin bey’le geldiğinde çeketini duvardaki çiviye asar, manşetli gömleği'nin kollarını sıyırır, ellerini ova, ova yıkardı. Onun tabağı ayrıydı, eliyle yerdi kebabı, öyle severdi.
Masalarda ayrı gayri olmazdı, erken gelen istediği yere otururdu. Buzdolabı o yıllarda olmadığı için kebap bazen 11’de bile biterdi.